Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14. Büyükelçiler Konferansı’nda konuştu: (2)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Üç kıtanın kalbinde yer alan Türkiye, olayları tribünlerden izleyemez. Sahada ve masada güçlü olmak bizim için bir seçenek değil, zorunluluktur” dedi. söz konusu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 14. Büyükelçiler Konferansı’nda katılımcılara hitap etti.

21 yıllık başarıyı önemsediklerini ancak yeterli bulmadıklarını belirten Erdoğan, ilk günden bu yana kendisiyle yarışan bir iktidar olarak yeni dönemde de özgün bir şevkle yollarına devam ettiklerini ifade etti.

İlkelerinin çok net olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

“Üç kıtanın kalbinde yer alan Türkiye, tribünlerden olayları izleyemez. Sahada ve masada güçlü olmak bizim için bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Bunun yolu da aktif ve aktif bir yönetimden geçer. İstikrarlı dış politika Türkiye odaklı bir okumayla, bölgemizdeki ve ötesindeki gelişmelere usta bir satranç ustası titizliğiyle dahil oluyor. haysiyet, sabır, kararlılık ve sağduyu. Diplomasinin tüm araçlarını, sert ve yumuşak gücün tüm unsurlarını kullanarak Türkiye’nin çıkarlarını korumakla ilgileniyoruz.”

Türkiye’nin öncelikleri çerçevesinde büyükelçilik ve konsolosluk alanını genişletme çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “Bakanlığımızın insan kaynağı eksikliğinin giderilmesi ve fiziki şartlarının iyileştirilmesi için hazırlıklar devam ediyor. Yeni dönemde; bu iki konuda da ihtiyaçları karşılayacak adımları hızla atacağız” şeklinde konuştu. Türk diplomasisinin küresel ölçekte yükselen yıldızının arkasında bu 21 yıllık emekler ve atılımlar var.” dedi.

“Türkiye oyun kurucu ülke haline geldi”

“Türkiye, ülkeler arası ilişkilere damgasını vuran, birçok kritik konuda müdahilliği aranan ve durumu yakından takip edilen oyun kurucu bir ülke haline geldi.” Erdoğan şunları söyledi:

“Libya’da meşru hükümetten yana müdahalemiz bu ülkenin bölünmesini engelledi. Can Azerbaycan ile dayanışmamız sayesinde 30 yıllık işgalin ardından özgürlüğüne kavuşan Karabağ, Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve istikrar için önemli bir fırsattır. Güney illerimizin güvenliğini sağlamanın yanı sıra bunlara yönelik operasyonlarımız da sahalarda terör devleti kurma arzusunu bıraktı.Irak makamlarıyla koordineli olarak yürüttüğümüz operasyonlarla en ağır darbeyi biz vuruyoruz. Bölücü terör örgütünün tarihinde, “Türkiye’nin ve Irak’ın toprak bütünlüğünü tehdit eden terör belasını ortadan kaldırana kadar operasyonlarımız devam edecek. Irak ve Suriye istikrara kavuştukça mültecilerin istekli, inançlı ve onurlu dönüşleri hızlanacaktır.”

Millet olarak bu konuda insanlık tarihine altın harflerle yazılacak büyük bir fedakarlık örneğini sergilediklerini vurgulayan Erdoğan, “Biz de ecdadımız gibi savaştan, zulümden kaçan mazlumlara kucak açtık, mazlumlara kucak açtık. İnşasına başladığımız konut projeleri daha fazla mülteciyi evlerine dönmeye teşvik edecek.” söz konusu.

“Karadeniz işletmesi ile yaşanan ihtilaflara çözüm bulmak için çaba sarf ettik”

Türkiye’nin Ukrayna savaşındaki duruşunun tüm dünya tarafından takdir edildiğini belirten Erdoğan, “Türkiye ilk günden itibaren istikrarlı ve adil tavrıyla bu krizin analizinde kilit ülke rolünü üstlendi. Bu süreçte; ne muhalefetin “Türkiye dışlanır, Türkiye yalnız kalır” eleştirilerine kulak asmadık, kimsenin eleştirilerine de kulak asmadık, savaş arabasına gözü kapalı atladık. İlk kez masa etrafında bire bir, tutsak mübadelesi ve Karadeniz girişimi ile çatışmalara çözüm bulmak ve akan kanı durdurmak için çaba sarf ettik.” ifadeleri kullandı.

Türkiye’nin çabaları sonucunda iki kez uzatılan Karadeniz Tahıl Girişimi’nin yüzbinlerce insanın hayatına mal olabilecek bir gıda krizinin önüne geçtiğine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

“17 Temmuz’un prestijiyle askıya alınan girişimin kapsamının genişletilerek yeniden hayata geçirilmesi için temaslarımız devam ediyor. Geçen hafta Sayın Putin ile yaptığımız telefon görüşmesinde Rusya’nın taleplerini öğrenme fırsatı bulduk. Sayın Putin de bizim gibi Afrikalı kardeşlerimiz için tahıl ürünlerine ulaşma imkanı buldu.Bu konuda ortak paydada buluşabileceğimize inanıyorum.Tabii bu sorunun çözümü bizden önce. Daha fazla çıkmaza girmek batılı ülkelerin sözlerinin yerine getirilmesine bağlıdır. Maalesef geride bıraktığımız dönemde vefa unsuru dikkate alınmadı. “Diplomatik adımlar atılmadı. Bunlar yapılmadığı için hala yangını körüklüyorlar.”

“Kimseyle kavga peşinde koşmuyoruz, rekabeti büyütme derdinde değiliz”

Türkiye olarak daha fazla savaş, kan ve gözyaşı görmek istemediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Savaşın Karadeniz’e yayılması tüm bölgemiz için tam bir felaket olacaktır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayarak bugüne kadar böyle bir trajedinin yaşanmasına izin vermedik. Bundan sonra da samimiyetle çalışmaya devam edeceğiz. gerilimi azaltmak ve her iki tarafın da bu girdaptan çıkmasını sağlamaktır.Türkiye Yüzyılı olarak sembolize ettiğimiz yeni dönemde amacımız, ülkemizin dört bir yanında barış, istikrar ve refah içinde bir nesil tesis etmektir.Diyalog ve diplomasi, bizi bu hedefe taşıyan en değerli iki aracımız.Her zaman derim, yumrukları sıkılı yüzleşmek yok.Biz değiliz. Tam tersine, arkadaşlarımızın sayısını artırmanın derdindeyiz. Komşularımızla başta olmak üzere kimseyle çözülemeyecek sorunumuz yok. Herkesle buluşup konuşmaya, ortak adımlarla ortak bir noktada buluşmaya hazırız ve hazırız.”

(sürecek)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu